Ekmekçi Berkin’i Arıyor Heykelini Yapan İskender Giray ile Söyleşi

 

037

 

İskender Giray’ın Moda’da bulunan hem atölye hem ev olarak kullandığı mekanında buluştuk. Berkin’den, Gezi’den, Gezi Bisikleti’nden ve sanattan bahsettik. Giray aktivist ve inatçı değerli bir sanatçı. Olayları ve kişileri her yönüyle inceleyen, kendini öldürülenin de, geride kalanların da, katilin de yerine koymaya çalışan duyarlı bir insan her şeyden önce. Keyifli okumalar.

Kardelen Uysal

 

 

Ekmekçi Berkin’i Arıyor heykelini gördüklerinde insanların ne düşünmelerini, nasıl hissetmelerini istersin?

Ürpermelerini istedim öncelikle. Hafif yakaladığıma da inanıyorum. O heykelle benim hatırlatmak istediğim bir şey var. Sokakların savaştaymış gibi gaz içinde olduğunu, Berkin ve Berkin gibi çocukların öldüğünü hatırlamalarını istiyorum. Berkin ezberlenmiş bir isim. Burada sadece Berkin için değil ölen tüm çocuklar için yaptım o heykeli. Heykelin amacı devletin öldürdüğü tüm çocukların hatırlanması.

DSC_0004

Heykeli yaparken nasıl bir duygusal süreç geçirdin? Heykeli yapmak ne kadar zamanını aldı?

Yaklaşık bir hafta zamanımı aldı. 269 gün komada kalan bir çocuk komadan çıkamıyor. Ailesi ne hissetti. Yapılan açıklamalar belli. O dolma noktasında çırılçıplak soyunup sokaklarda bağırmak istiyorum. O çıplak vatandaş gibi. Bir şey yapmam gerekiyordu. Elime taş alıp atabilecek bir adam da değilim. Arada yemek yemeyi unuttum, ondan sonrası kopuk. Böyle bir süreçti.

 

Heykel ilk saldırıya uğradığında ne hissettin?

Hiç şaşırmadım. Pek cesaret edemezler diye düşünüyordum yine de sonuçta Kadıköy’deyiz. 3 sarhoş insanın sırf vandallığına yaptığı bir şeydi. Mahalleli tepki vermiş hemen zaten. Moralimi bozmadan aldım tamir ettim yerine koydum. Tekrar saldırsalar yine aynı şekilde tamir edip yerine koyarım.

BnlgmvKIgAIIqON
Berkin için yaptığın heykelde de, 1 Mayıs’ta maden işçileri için yaptığın duvar resminde de bir ağıt, öfke var. Bu kadar trajik olmayan başka bir toplumsal olayı sanat aracılığı ile tiye alır mısın?

İkisini yaptığımda da kızgındım. Gezi olaylarının başlangıcını mutlu anılarla hatırlıyoruz. Orada coştuk, bağırdık, rahatladık. Ama artık onu da yapamıyoruz. Türkiye konusunda iyice karamsarlaştım. İleride ne olur bilemiyorum. Tiye alabilecek kadar rahat bir olayla karşılaşırsak yaparım ama şu an anladığım kadarıyla herhalde ağlayacağız.

040
Sanatın kimleri etkilemesini, neleri değiştirmesini istersin?

Ulaşabildiği kadar çok insanı etkilemeli bence. Sanatı zaten takip eden insanlar dışındaki insanları, sanat duygusundan yoksun vatandaşları etkileyebilmeli ve ulaşabilmeli. Bence düsturun ve sorumluluğun bu olmalı yaparken. Sokakta hep aynı tip akademik heykelleri gören ve hiçbirisiyle ilgilenmeyen topluma sanat aslında hiç verilmemiştir. O yüzden insanlar sanatın hayata ne kattığını bilmiyorlar. O yüzden herkese anlatmak ve göstermek gerek. Sanat halkı ilgilendirmeli.

033

Gezi’nin sanata ve yaratıcılığa katkısını nasıl değerlendiriyorsun? Bu süreçte insanlar müthiş şeyler ürettiler.

Gezi herkesi ilgilendirdiği için üreten insanlar üretmeye devam ettiler. Hayatımızın merkezindeydi. Ben aşık olmuş gibiydim; vücudumun tüm kimyası değişti. Bahar kafası yaşıyordum. Güzel olan şey yapılan üretilen her şeyin görünür olmasıydı.

035
Plaza hayatını bırakıp bu işlere başlamışsın. Seni tetikleyen, cesaret veren “aman yeter artık” dediğin anı hatırlıyor musun?

PowerPoint’te bir sunum hazırlıyordum. Kimlik bunalımındaydım. Millet takım elbiseleriyle oturmuş konuşuyor ama benim kafalar hiç orada değil. Ben haftanın beş gününü mutsuzlukla harcıyordum o iki günde de kendime gelemiyordum. Sunumu hazırlarken işte “yeter artık hayatım gidiyor. Ben fizik mühendisliği okudum, Quantum fiziği öğrettiler ama ben Excelle, sunumlarla uğraşıyorum. Çürüdüğümü hissediyordum. Ailemle konuştum sonra hamlelere başladım.

032
Bu Gezi Bisikleti’nden bahseder misin?

Çıkış noktam pasif direnişten yana oluşumdu.Sonuçta direnişin bir simülasyonu oldu. Amaç direnişe katılanların hatırlaması, orada olamayanların ise o hissi tatması için interaktif bir alan açmak. Taş atan gençlerin enerjisini almak lazım diye düşündüm. Pedal çevirmeye başlayınca tüm sistem çalışmaya başlıyor. Pedal çevirmezsen sistem duruyor. Vücudun pedal çevirdikçe yokuş çıkarmış gibi yoruluyor. Yokuş çıkmak direnmek demek.Kafana baret takıyorsun baretin içinde pervane var. Yorulurken aynı zamanda rahatlıyorsun pervane sayesinde. Telefonunu şarj edebiliyor. Gezi döneminde sıkça duyduğumuz 3 şarkı çalıyor pedal çevirirken. (Gezi’den önce yazılan Biz Biliriz Remix’i, Boğaziçi’nin bestesi, Kim Sevmedi Seni Çocukken Sayın Başbakan) Bisikletin önünde el yapımı projeksiyon ve Gezi dönemine ait fotoğraflar bulunuyor. Çevresinde dikenli tellerin oluşunun nedeni direnişin ruhu. Dikkat etmezsen çizerler. Bir de işin otorite tarafı var. Fişe taktığında direnen arkadaşının (pedal çeviren) direnmesini istemiyorsan buraya basıyorsun ve kadının gözündeki fişekten sisler çıkmaya başlıyor.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s