Sanatını Çöpe Atan Adam Efe Işıldaksoy: “Birinin çöpten ekmek toplaması birilerinin canını yakmıyorsa zaten sanatın da anlamı yok! “

Bir yazı yazdığınızda genelde onu çöpe atmazsınız ya da bir müzik bestelediğinizde çöpün yanına gidip şarkınızı söylemezsiniz. Yaptığınız resmi genelde gidip çöpe bırakmazsınız. Ama bırakan biri var. Efe Işıldaksoy, zebralar, Fridalar, Bukowskiler çiziyor ve çöpün yanına bırakarak eserlerini insanlara hediye ediyor. Bu sıra dışı serginin adı: kafalar hep karışık. Derdi ne para kazanmak, ne ünlü olmak. Tek derdi biraz hediye dağıtmak, biraz ruh görmek. 

Kardelen Uysal

Görsel

Yaptığın eserleri şehrin değişik yerlerine bırakıyorsun. Tepecik, Arnavutköy, Caddebostan gibi yerlere bırakmışsın. Peki, bu yerleri nasıl seçiyorsun? Var mı kriterlerin?

Benzin yettiği kadar.

Seni resimlerini çöpe atmaya iten ilk duygu, ilk ruh hali neydi?

İnsanların ruhsuzluğu beni bıktırdı ve ruhlarını görmek istedim. Beni bu duruma getiren insanların ruhsuzlaşmalarını hissetmemdi. Bir şey satmaktansa bir şey hediye etmek benim çok hoşuma gidiyor. Şu olsun bu olsun diye derdim yok, temel nedenlerden biri hediye vermeyi sevmem aslında.

 Peki, neden resimleri bıraktığın yerleri Instagram’dan duyuruyorsun? Neden duyurmayı tercih ediyorsun? Herhangi birinin alması ile arasındaki fark ne?

Yaptığım işe ulaşamayan insanların ulaşmasını istiyorum. Daha önce işlerimi sergilerde sattım. Sanatın direkt parayla özdeşleşmesini istemiyorum. Global anlamda zaten istemediğimiz birsürü şeyi yapıyoruz; işe, okula gitmek gibi, en basitinden bir futbolcunun küçükken tuttuğu takıma rakip olan takımda oynaması gibi. Benim yaptığım şey tüm bunlara karşı bir duruş sergilemek.

Eserlerini alan insanlar hiç seninle tanışmak, konuşmak istediler mi?

Öyle bir derdim yok, sadece işimi koyup gidiyorum. Sadece sonrasında o tabloyu nereye koyduklarına dair fotoğraf istiyorum. Tek iletişimim bu.

 İnternet üzerinden korsan paylaşımlarla birlikte müzik, film, kitap gibi ürünler fiilen ücretsiz hale gelmeye başladı.  Sence bu aslında sanat için hayırlı bir durum mu?  

Dünya düzeninin şu aşamasında herkesin paraya ihtiyacı var. Parasız bir yaşam formu olduğu zaman bu çok güzel bir şey ama bu formu yakalamak için büyük kriterleri delip geçmek gerekiyor. Belki bunun için ufak bir aşama olabilir bu. Ama şu anki düzende bu olmaz, müzisyenin gitar alması gerekiyor mesela.

 Görsel

Japonlar kum sanatını icra edip ortaya şahane eserler çıkarıyorlar. Ardından eserlerini dalgaların silişini izliyorlar. Böyle bir yol tutmayı düşündün mü hiç?

Daha önce pleksiden 40 metrelik bir heykel yapıp onu dağıttım. Benzer şeyler.

Topraktan dağa, sahilden havaya her şey satılık artık. Sence neler satılık olmamalıydı?

Ruh.

Popüler olan şeyler satılıyor bu yüzden sanatın, edebiyatın, sinemanın anlamı ortaya çıkamıyor. Sence nasıl bir sistemle bunun önüne geçilebilir?

Sistemi sistematik olarak s..kerseniz sistemin önüne geçebilirsiniz.

3

Sanatın değerinin parayla ölçüldüğünü söylemişsin. Sanatın asıl değerini ortaya çıkaran nedir peki?

Başka insanların hayatlarında ileriye dönük değişikliklere yol açmak bence. Şöyle bir mesaj alıyorum mesela: “Ben Güzel Sanatlar’da 2. sınıf öğrencisiyim. Kafam çok sıkıştı para para para dertleriyle. Ama sizin bu yaptığınızla sanatı daha çok sevmeye başladım ve yeniden resim yapmaya başladım.” 15 yaşında bir çocuk sergiye gidip 45 yaşında dünyayı etkileyebilecek biri olabilir. Avrupa’da sanat çok yaygın. İnsanlar, müzelerde, sokaklarda, sergilerde sanat görüyorlar.  Ama maalesef ülkemizde okula gidip sadece hayvan gibi çanta taşıyıp gelme kafası var.

Sanata ihtiyaç duyan bireylerin azalmasının nedeni ne sence? Teknoloji sanatın yerini almış olabilir mi? İnsan ne zaman sanata ihtiyaç duyar?

Sanata ihtiyaç diye bir şey yok. Ekmek, su gibi zaruri bir ihtiyaç değil bu. Fakat insana katkısı çok olan bir şey. Afrika’da en ilkel kabilede bile aslında sanatı görürsün, aslında insanın doğasında var. Herkesin sanat konusunda yeteneği vardır. Günümüz dünyasında ise bunu elde etmek çok zor bir şey.

Sanat ile değişim mümkün mü sence? İnsanlar çöpten ekmek aramadıklarında uygarlaşacağımızı söylemişsin. Sanat bu noktada nasıl bir araç olabilir?

Ben bunun anca resmini yapabilirim. Bu çöpten ekmek aramak meselesi aslında bir metafor. Birinin çöpten ekmek toplaması birilerinin canını yakmıyorsa zaten sanatın da anlamı yok!

Dünya keşke yönetilmeye ihtiyaç duymayacak bir bilince sahip olsa. Günümüz koşullarına bakarak hangi sanatçının dünyayı yönetmesini isterdin?

Hiçbirinin. Öyle bir görevi üstlenecek biri sanatçı olamaz. Yönetmek duygusuna sahip birinin sanatçı olamayacağını düşünüyorum.

Gezi gibi toplumsal olayların içinde sence sanatın yeri nedir?

Toplumsal olaylarda sanatın topluma değişik faktörlerde destek olması bekleniyor. Sanatçının toplum içinde gelişen kötü olaylara tepki vermesi normal ama bence sanatçı tamamen tarafsız olmalı çünkü sanatçının toplumsal olayları her yönüyle değerlendirerek sanatına yansıtması önemli. Bence taraf tutan biri sanatçı olamaz.

Taraf tutmamak daha çok gazetecilerin işi değil mi?

Bu benim fikrim.

 Efe’nin 137 gün boyunca Türkiye’yi gezerek insanlara ”Bugüne kadar yaşadıklarınızdan çıkarttığınız hayat dersi nedir?” sorusunu sorduğu 1+1=3 belgeselini de izlemenizi tavsiye ederim. İnsana insanı sevdiren güzel bir belgesel.

http://www.youtube.com/watch?v=gacGh2upAuQ

Takip için:http://instagram.com/rastarules

Reklamlar

One Comment Kendi yorumunu ekle

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s