Don Kişot Evi ile röportaj: “Cinsiyeti de sıfırlıyoruz, toplumsal normları da!”

Teyzelerin direniş evi olarak adlandırdığı, kimisinin geri dönüşüm evi dediği Don Kişot Evi’ni ziyarete gittik. İçerideki insanlar harıl harıl çalışıyorlar, kimisi sanata dair bir şey yapıyor kimisi tahtaları taşıyor. Etraf buram buram yaratıcılık kokuyor. Sanki Gezi’nin güzel günlerine döner gibi bir his yaşıyorum. Aynı yaratıcılık, aynı mizah, aynı kaynaşmışlık hissi. Don Kişot Evi’nden Atakan Tan ile evin kimliğine ve amaçlarına dair bir röportaj yaptık.

Kardelen Uysal

Görsel

Don Kişot Evi’nin amaçlarından biri farklı değerler yaratmak. Yaratmak istediğiniz değerlerin günümüz değerlerinden farkı nedir?

Farklı değerler yaratmak derken amacımız herkesin kendisini ifade edebileceği bir alan yaratma isteği. Ana amacımız şehirde nefes alınacak bir yer yaratmak. Yirmi yıldır çöp olarak bırakılan bir binayı temizleyip aktif hale getirmek.

 

“Başka bir dünya inşa etmek mümkün” düşüncesiyle yola çıkan bir topluluk olarak, bir başka dünyanın nasıl olması gerektiğini düşünüyorsunuz?

Dünyayı değiştirmek gibi bir söylemimiz olmadı. Başka bir dünyanın bu saatten sonra pek mümkün olacağını düşünmüyorum. Kendi içimde dünyaya dair çözümüm biz insanların yok olması. Fakat en azından belli sınırlar içerinde kendimize bir alan yaratarak burada kendi dünyamızı yaratmak. Şehirlerde harcadığımız vakti, insiyatif aldığımız durumlarla yeniden kazanmak istiyoruz sadece.

Don Kişot Evi’ni polis basıp Gezi ile ilgili bir olay olup olmadığını sorguladığında, “Gezi ile ilgili değil ama Gezi’nin yarattığı cüretle olduğunu söyleyebilirim” demişsiniz, Gezi olayları nasıl bir cüret ve cesaret verdi sizlere?

Şu cüret ve cesareti verdi. Şunu gördük biz kamusal bir alan üzerinden gidiyoruz, Gezi de kamusal bir alana yayılmıştı. Bu fikri ortaya attığımız bu fikri destekleyecek ve anlayacak insanların olduğunu gösterdi.

Görsel

Don Kişot’un yel değirmenlerine karşı bir duruşu vardı. Sizin yel değirmeni olarak adlandırdığınız birileri/bir şeyler var mı?

Mutlaka var. Don Kişot’u okuyup anlayan, seven tüm insanların bir yel değirmeni vardır hayatta. Kendi spesifik yel değirmenimi anlatmam bir şey değiştirmez, önemli olan Don Kişot, ben değil. O da kendi mücadelesini kendi şizofrenisinde verecektir diye düşünüyoruz.

Kafa Açan Cumartesiler sayesinde neler öğreneceğiz?

Hep beraber oluşturduğumuz ortaklaşa paydalarda öğreneceğiz. Ulaşım, internet, medya, ekonomi, alternatif ekonomiler, tarım gibi konuları ortak paydalarda birleştirmek istiyoruz. Bu tip sempozyumlar yapılıyordu ancak daha çok otellerde, kendi içindeki gruplar arasında gerçekleşiyordu. Burada amacımız bu ortak paydaşları bir mahallede toplamak, mahallelinin de entegre olacağı şekilde tartışmak konuşmak. Güneş panelleri, yağmur sularını toplamak, permakültür gibi şeylerle biz bu evin ihtiyaçlarını karşılamak istiyoruz.

Bir noktada sadece ortak değerlerimizi, müştereklerimizi hükümete karşı savunmanın ötesine geçip yeni ortak değerler yaratmak gerekiyordu; işgal evleri bunun aracı mı?

İçine yüklediğimiz anlama bağlı. Burası bir işgal evinden öte geri dönüşüm evi. Ana amacımız bu evi geri dönüştürmek. Mülk sahiplerine de sesleniyoruz: Mülklerinizi hayatımıza çöp olarak bırakmayın, bırakırsanız da gireriz. Yeterince içten bir şekilde yaparsak iyi olan herhangi bir şeye dönüşebilir bu ev.

Görsel

Sizden ilham alan birçok forum benzer evler arıyor, onlara ne önerirsiniz?

Kişisel olarak ana amacım bu hareketin yayılması. Şehirlerde alan olmadığı için kabuklarımıza çekiliyoruz. Önerebileceğim şey önce kafalarına koymaları, gerçekten yapılabilir bir hareket çünkü. İkincisi kararlı olmaları. Burada kamusal alan yaratıyoruz aslında, amacın bu olması önemli. Üçüncüsü bir grubun başlangıçta sorumluluğu alması ancak bunun çok duyurulmadan yapılması ve bir alt yapı çalışması hazırlanması. Mahallenin buna uygun olması da önemli bir etken.

 Don Kişot Evi’nde hiyerarşi, emir komut olmadan günlük işlerinizi nasıl hallediyorsunuz? İşleyiş sisteminiz nasıl?

Ortak akıl ile değerlendirerek! Burası özgürlükler alanı ancak burada önemli nokta kişilerin emeğine saygı göstermek, şiddet ve ayrımcılık içeren unsurlar oluşturmamak. 3.sü ise ortak paylaşım içerisinde bir şeyler yapmak. Bunları biraz estetik içerisinde yapmak önemli.

Görsel

İşgal evleri, kamusal alanda da daha özgürlükçü kadın-erkek ilişkileri kurmamızı sağlayabilir mi?

O insanlara kalmış bir şey ama mutlaka sağlayabilir. Ana hattımızda yarattığımız şey “şu anda hiçbir ülkenin sınırları içinde değilsiniz. Böyle olunca cinsiyeti de sıfırlıyoruz. Birçok toplumsal normu ve bakış açılarını da sıfırlıyoruz. Ama bu yine de insanlara bağlı.

Kardelen Uysal

Reklamlar

3 Comments Kendi yorumunu ekle

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s