Change.org Doğu Avrupa ve Batı Asya Direktörü Dr. Uygar Özesmi ile röportaj: Paylaş, paylaş ve tekrar paylaş!

20131105_191521

Aktivist ve eğitimci Helen Keller demiş ki: “Dünya acıyla dolu belki, ama bir o kadar da acıyı alt edişle dolu.” Sokak hayvanlarının barınma ihtiyacından, çevrilmemiş bir kitaba, seyrek saatli bir otobüs hattından, çarpık dünya sistemine kadar geniş bir yelpazede sorunlarına çözüm arayan insanları imza kampanyaları etrafında birleştirmek amacıyla kurulmuş Change.org’un, 196 ülkede 40 milyon fazla üyesi bulunuyor. Türkiye’de de yüz binlerce üyesi bulunan hak arama platformunda bazen 100 imza ile bir şeyler değiştirmek mümkünken bazen de on binlerce imza fayda etmiyor. Kampanya açmanın birkaç dakikalık bir iş olması, zaman zaman platformun eleştirilmesine neden oluyor. Kimileri Change.org’un ‘Tembel aktivizm’in bir aracı olarak görürken, sitenin kullanıcıları da kampanyalar ile değişimin mümkün olduğunu savunuyor. Change.org’un Doğu Avrupa ve Batı Asya Direktörü Dr. Uygar Özesmi ile yaptığımız söyleşide, platformun işleyiş yapısını ve başarılı bir kampanya için yapılması gerekenleri konuştuk.

Kardelen Uysal

Change.org’da kullanıcıların hak aradıkları  başlıca alanlar nelerdir?

Kullanıcılar her konuda imza kampanyası başlatabiliyor. Her türlü hak arandığı gibi yeni hak alanlarının açılmasına ve tanınmasına da vesile oluyor insanlar. Çevre hakkından, insan ve hayvan haklarına, kadın haklarından, sağlık alanına kadar her alanda kampanya açılıyor. Aynı zamanda hayatın içinde sorun olarak karşımıza çıkabilecek konuları da Change.org’da görebilirsiniz. Bir bilgisayar oyununun Türkçe’ye çevrilmesini, bir müzik grubunun gelmesini isteyenler var. Öte yandan MS hastalarının tedavilerinin SGK tarafından karşılanmasına, kaçırılan pilotların iadesine, öğrencilerin yurt sorunun çözümüne, hayvan barınaklarındaki yaşam koşullarının iyileştirilmesine dair kampanyalar da görebilirsiniz.

Bir imza kampanyasının başarıya ulaşma süreci nedir? Başarıyı tetikleyen unsurlar nelerdir?

Bir kampanyanın başarıya ulaşmasını etkileyen pek çok etken var. Başarıya ulaşma süresi 3 gün de olabilir, 3 ay da, 3 yıl da. Önce talebin gerçekçi, haklı ve açık olması gerek. İnsanların destek vermek isteyeceği, katılacağı bir talep olması da önemli, yoksa destek toplamak zor. Ardından bu talebi kimden isteyeceğiniz geliyor. Her şeyi cumhurbaşkanından ya da başbakandan isteyemeyiz. Bazen bir konunun muhatabı bir marka veya şirket, bazen belediye, bakanlık olabilir ya da bazen bunların hepsi birden aynı kampanyada muhatap olabilir. Önemli olan, talebi yerine getirebilecek yetki ve gücü olan kişi ya da kuruluşları muhatap alarak talepte bulunmak. Bunlar hazırsa kampanyanız da hazır demektir. Sonrası kampanyacının azmine kalıyor. Kampanyayı sosyal medya aracılığı ile paylaşmak, konuyla ilgilenebilecek basın mensuplarına ulaşıp kampanyanın haberlerde yer almasını sağlamak, imzacılarla ortak etkinlikler düzenleyerek muhataba telefon etmek, sosyal medyada aynı gün aynı paylaşımı yapmak, muhataba konuyu ısrarla iletmek gibi yöntemlerle kampanya başarıya götürülebilir.

Yeterince imza toplandıktan sonraki süreçte neler oluyor?

Önce, yeterince imzadan ne anlıyoruz onu açmak gerek. Bazı muhatapların ikna olması ve talep edilen şeyi yerine getirmesi için 100-200 imza yeterken, bazen 100 binler bile yetmeyebiliyor. Kampanyayı başlatan kişi muhatabının tepkisini tartıyor ve yeterince imza topladığına kanaat getirince, imzaları teslim etmeye hazırlanıyor. Bazen imzaların teslim edilmesine gerek kalmadan muhataplar Change.org’dan gelen online dilekçeler üzerine harekete geçiyor. Fakat en iyisi imzaların yetkililere teslim edilmesi ve bir takip süreci başlatmak.

Change.org Türkiye’de toplam kaç kişisiniz? Nelerle uğraşıyorsunuz? Change.org’dan önce nelerle uğraşıyordunuz?

Türkiye’de neredeyse 1 milyon kişinin bir araya geldiği platforma iki kişi doğrudan hizmet veriyor. Change.org Doğu Asya ve Batı Avrupa Direktörü olarak ben varım, ama başka ülkeleri de yönetiyorum. Türkiye’deki işlerin çoğunu Kampanyalar Sorumlusu Zennube Ezgi Kaya yürütüyor. Ama küresel bir örgüt olduğumuz için kampanyalar haricindeki alanlarda destek olan insanlar da var. Change.org’da bu açıdan 150 kişi çalışıyor.

Change.org’a geçmeden önce üniversitede öğretim üyeliği, Birleşmiş Milletler’de uzmanlık, TEMA Vakfı’nda Genel Müdürlük ve Greenpeace Akdeniz’de Genel Direktörlük yaptım. Toplumsal dönüşümün daha da yayılması için bir yıldır herkese hizmet veren bir platform olan Change.org’da çalışıyorum. Fakat aynı zamanda Dünya Sivil Katılım Birliği olan CIVICUS’un iki dönemdir yönetim kurulu üyesiyim.

Peki, Change.org nasıl başarılara imza attı?

Biz başarılara imza atmıyoruz, başarılara kampanyayı başlatıp başarıya götüren kullanıcılarımız imza atıyor. Bugüne kadar Change.org’da yerelden ulusala, imza sayısı bakımından irili ufaklı, ama kampanya başlatanların yarattığı etkiler bakımından her zaman büyük kampanyalar oldu. Bunlardan en ilham verici olanlarına örnek vermek gerekirse, Yeşilist’in başlattığı Ağaoğlu Maslak 1453 projesine yönelik kampanya var. Kamuya ait olan Fatih Ormanları’nın hukuksuzca kullanılmasını önledi.  50 bine yakın imza ile iki hafta boyunca sosyal medyada ve basında büyük yer tutarak ilerleyen kampanyanın sonunda, Orman ve Su İşleri Bakanlığı devreye girdi ve Fatih Ormanları halkın kullanımında kaldı. MS hastası olan Reyhan Dağ Derleyen’in başlattığı imza kampanyası 1200 imza ile başarıya ulaştı ve MS hastaları için hayati önem taşıyan Plazmaferez tedavisi yeniden SGK kapsamına alındı. Sadece 1200 kişinin desteğiyle, Türkiye’de yaşayan 40 bin MS hastasının hayatı değişti. Bunlar gibi pek çok örnek var. Daha fazla başarı hikâyesini öğrenmek isteyenler www.change.org adresine girerek kampanyalara ve başarılara göz atabilirler.

Bugüne kadar karşılaştığınız en ilginç imza kampanyası nedir?

İlginç kampanyaların haddi hesabı yok ancak hatırladığım bir tanesi Akrep Nalan’a yönelikti. Kendisinin tasarımı eskiyen web sitesinin yenilenmesi için başlatılmış bir kampanya vardı. Bu 893 imza ile başarıya ulaştı. Akrep Nalan kampanyayı başlatan Yağız Çetinkal’a geri döndü ve web sitesinin yenilenmesini kabul etti.

Karşınıza ırkçı, ayrımcı bir imza kampanyası çıkarsa ne yapıyorsunuz?

Pek çok insanın bunu merak ettiğine eminim, fakat biz bunlarla neredeyse hiç karşılaşmıyoruz. Çünkü topluma açık bir yerde bu tip kampanyaların başlatılması utanç verici olur ve başlatan kişiye zarar verir. Biz zaten kampanyaları izlemiyoruz ve karışmıyoruz. Tıpkı Twitter veya YouTube içerikleri gibi düşünebilirsiniz. Ancak kampanya, ırkçılık, ayrımcılık, nefret söylemi, şiddet unsurları ya da pornografi içermesi nedeniyle şikâyet edilirse o zaman incelenir. İnceleme sonucunda eğer gerçekten bu unsurlar varsa kampanya sahibi uyarılır. Kampanya sahibi içeriği değiştirmeyi kabul etmezse, süreç, kampanyanın siteden kaldırılmasına kadar gidebilir. Neyse ki ne Türkiye’de ne de diğer ülkelerde böyle bir durumla neredeyse hiç karşılaşmıyoruz. Bu bizi çok mutlu ediyor.

Her ay Change.org kampanyacıları ve imzacılarıyla toplantılar düzenliyorsunuz ve Açık Radyo’da kampanyaları duyuran bir programınız var. Bir milyon kullanıcıya ulaştınız, bu süreçte neler oldu? Nasıl bu noktaya gelebildiniz?

Kampanyacılarla toplantılarımıza yeni başladık ve ilk toplantı çok keyifli geçti. Buradaki asıl fikir, bize ihtiyaç duymadan kampanyacıların birbirine destek olabildiği bir ağ yaratmak, birbirleriyle kampanyacılık deneyimlerini paylaşmalarını sağlamak. İlk toplantının sonucunda gördük ki, insanlar kendisi gibi aktif vatandaş olan, toplumda ters giden şeylere karşı söyleyecek sözü olan insanlarla akıl birliği yapmaktan çok memnun. Bizler de online dünyada başlayan dayanışmanın günlük hayata taşınmasından dolayı memnunuz. Toplantılarımız her ayın ilk salı günü, SALT Galata’da gerçekleşiyor. İlgilenenler, duyurular için Change.org Facebook sayfasını takip edebilir.

94.9 Açık Radyo’daki programı gönüllü insanlar hazırlıyor. Hafta içi her sabah 07.50’de yayımlanıyor. Türkiye’den değişim hikâyeleri paylaşılıyor, insanların birbirlerinden fikir ve güç alması için bir olanak sunuyor.

Bir yılda bir milyon üyeye ulaşmak heyecan verici. Geçen yıl başladığımızda hedefimiz, Türkiye’de insanların etrafında görmek istediği değişimleri yaratabilmesi için ihtiyaç duydukları araçları sağlamak, onlara bu olanağı sunmaktı. Şimdi baktığımızda, Türkiye’deki sivil toplum için ne kadar etkin bir yılın geride kaldığını görmek, bunun bir parçası olmak çok güzel. Change.org büyük bir boşluğu doldurdu. Online dünyada aktif bir vatandaş olarak, nasıl gerçek hayatla temas edildiğini, birlikte hareket etmenin “sosyal medya” çağında ne kadar önemli olduğunu bir daha gösterdi.

Bir Change.org imzacısının dikkat etmesi gerekenler nelerdir sizce?

Paylaşmak, paylaşmak ve tekrar paylaşmak. İnandığınız, yanında durduğunuz toplumsal dönüşüm hareketlerini yayarak, arzuladığınız toplumu yaratma gücünüzü göstermek. Zamanı geldiğinde sizin de değiştirmek istediğiniz bir şeyler olduğunda o zaman başkaları da sizin yanınızda olacaktır. Bu şekilde geleceği ve arzuladıkları dünyayı şekillendirebilirler.

 

Reklamlar

One Comment Kendi yorumunu ekle

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s